Merhaba Bizimwebsite.Com a hoşgeldiniz.Sitemiz sağlık, hastalık danışma, sağlık bilgileri, yeni ilaçlar ve tedavi yöntemleri, internet ve bilgi teknolojileri, web site tasarımı, dini bilimler ve İslami kavramlar gibi alanlarda hizmet vermektedir.Sağlık hastalık bilgileri yada başka konuda sorularınızı forum alanında sorularınızı sorabilir ve danışabilirsiniz.
Kendine Güvenen Çocuklar:
Yaşamları üzerinde kontrol sahibi olduklarına inanan çocukların, yetişkinliklerinde beden sağlıkları daha iyi durumda bireyler oldukları belirlendi. "Psychosomatic Medicine" dergisinde yayınlanan çalışmada, "kontrol odağı" özelliklerinin sağlık sorunları üzerindeki etkisi araştırıldı.İçsel ve dışsal olarak ayrılan "kontrol odağı", bireylerin kendileri ya da dışarıdaki olaylara etkileri olup olmadığı yönündeki inançlarını tanımlıyor. Yaşamları üzerinde etkileri olduğuna inananların kontrol odaklarının "içsel" olduğu, buna inanmayanların kontrol odaklarının ise "dışsal" olduğu belirtiliyor. Araştırmacılar, doğumlarından itibaren izlenen ve 10 yaşında daha fazla içsel kontrol odağına sahip oldukları belirlenen 7 bin 500 İngiliz yetişkinin, 30 yaşlarında diğerlerine oranla daha az oranda "fazla kilolu ya da obez" olduklarını belirledi. Genel olarak bu kişilerin büyük bölümü sağlık durumlarını daha "iyi" olarak tanımladılar ve daha düşük psikolojik stres seviyelerinde oldukları gözlemlendi.
Araştırma ölçeklerine, çocukluk zeka seviyesi, eğitim ve aile geliri gibi faktörler katıldığında da içsel kontrol odağının gelişmiş olmasıyla sağlık durumu arasında sabit bir ilişki olduğu belirlendi. Araştırmayı yöneten Dr. Catharine R. Gale, "Daha fazla içsel kontrol odağına sahip olan çocukların, yetişkinliklerinde daha sağlıklı olmalarının nedeninin, bu kişilerin kendi davranışlarının sonuçlarına etki edebilmek konusunda öz güvenlerinin daha fazla olması olduğunu" söyledi. Dr. Gale, bu kişilerin ayrıca daha fazla öz saygı sahibi olduklarını ve bunun da "sağlıklı alışkanlıklar geliştirmelerine" etki etmiş olabileceğini kaydetti. Araştırma kapsamında, 1970 doğumlu İngiliz kadın ve erkekler incelendi. Bu kişiler 10 yaşına geldiklerinde, kontrol odaklarının içsel mi dışsal mı olduğunu belirlemek üzere, "iyi not almalarında şansın etkili olup olmadığı" gibi sorular içeren bir testi cevapladılar. Kontrol odağı genellikle, kişiliğin doğal bir özelliği olarak ele alınıyor. Dr. Gale ise bu kişilik özelliğinin çocukluk dönemindeki deneyimler ve çocukların ebeveynleriyle ilişkilerinden etkilendiği yönünde kanıtlar olduğunu belirtiyor. Bağımsızlık yönünde çocuğu cesaretlendiren ve çocuğun "davranışları ve sonuçları arasındaki bağı" görmesine yardımcı olan ailelerin, kontrol odağının içsel olmasında etkili oldukları kaydediliyor..
Merhaba bizimwebsite.com sağlık danışma ve hastalık bilgileri sayfalarına hoşgeldiniz.Sitemizde forum bölümü üzerinden sizin ve yakınlarınızın sağlık sorunlarına yardımcı olup sizden gelen soruları cevaplamaya çalışıyoruz.Herhangibir sağlık sorununuzda bize forum bölümünden mesaj gönderebilirsiniz.
Anne Sütü ve Bağışıklık :
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı, anne sütünü mucizevi kılan öğelerden birinin prebiyotik lifler olduğunu, anne sütüyle beslenen bebeklerin bu lifler nedeniyle daha güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olduklarını söyledi.
Son yıllarda yapılan klinik çalışmalarla anne sütü mucizesinin daha iyi anlaşıldığını ifade eden Prof. Dr. Yağcı, şöyle konuştu:
''Anne sütünün her damlası bebeğe doğal koruma sağlar. Bu korumayı sağlayan en önemli maddelerden biri prebiyotik liflerdir. Prebiyotik lifler bebeklerin bağırsaklarındaki yararlı bakterilerin oluşumunu destekler. Böylelikle bağırsakta sağlıklı bakteriyel ortam oluşur ve bebeğin hastalıklara karşı bağışıklığını artırır. Sindirim sistemi üzerinde de olumlu etkileri olan prebiyotik lifler sağlıklı gelişme için gereklidir. Bu nedenle anne sütü ile beslenme bebeğin sağlıklı gelişimi açısından çok önemlidir.'' Prof. Dr. Yağcı, son yıllarda yapılan araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre, bebek mamalarına eklenen prebiyotik liflerin anne sütüyle beslenen bebeklerinkine benzer etki gösterdiğini de kaydetti.
Anne sütünün faydaları:
Anne Sütünün Desteklenmesi, Korunması ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programında Ebe ve Hemşirenin Rolü'' konulu panelde konuşan Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülden Köksal, anne sütünün, büyüme, astım, diyabet ve şişmanlık gibi birçok konuyla ilişkisi olduğunu anlatarak, anne sütünün, sadece besin değil, aynı zamanda önleyici ve tedavi edici bir madde olduğunu belirtti.Bebeğe, doğumdan itibaren ilk yarım saat içinde anne sütü verilmesinin önemine değinen Prof. Dr. Köksal, şöyle konuştu: ''Anne sütü, bebeğin bağışıklık sistemi için çok önemli. İçindeki maddeler, göz ve beynin gelişmesi ile ileriye dönük IQ seviyesini etkiler. Anne sütü almayan çocuklarda, lösemi ve lentome görülme sıklığı yükseliyor. İlk 15 ile 30 gün içinde, ek besine başlamak, tamamen eğitim eksikliğinden kaynaklı. Suni beslenme, hodgin hastalığı için bir risk oluşturmakta.'' Prof. Dr. Köksal, emzirme süresinin 12 ay olması gerektiğine işaret ederek, Türkiye'de çocukların, nişasta, bisküvi ve çayla beslendiğini, bu yüzden de ağır beslenme bozukluklarıyla karşılaşıldığını belirtti.
Copyright © 2008, Bizimwebsite.com